Yazar
Rengigül Ural
Yayınevi
RE Books Arts
Yayın Tarihi
2026-05-12
Kategori
Araştırma
ISBN
Dil
Türkçe
Sayfa Sayısı
116
Boyut
dijital
Katman Katman Suadiye Çatalçeşme kitabım RE Books Arts’a kayıtlı olarak yayınlandı.
Adliye Nâzırı Ahmet Cevdet Paşa. Eşi Adviye Rabia Hanım. Çocukları Ali Sedat Bey. Fatma Âliye Hanım. Emine Semiye Hanım’dan... Feriha Sanerk. Jale Birsel. Salâh Birsel’in Botanik Dünyasına. Prof. Dr. Mustafa Kafalı – Sevgi Kafalı. Mehmet Seyda’ya. Prof. Dr. Semavi Eyice. Seryaver Salih Bozok’tan. Tahsin Coşkan. Vasfi Rıza Zobu. ÇSE ile Fikret Kızılok’a…
Apartmanımızın da içinde bulunduğu arazinin mülkiyeti Adliye Nâzırı Ahmet Cevdet Paşa’nın eşi Adviye Rabia Hanım’a ait imiş. Vefat edince varisleri akrabalarına öncelik vererek parsel parsel satmayı uygun görmüşler. Bahçe içinde müstakil evler 70’li yıllarda az katlı, bahçeli, otoparklı kısmi deniz gören apartmanlara çevrilmiş. Yollar geçmiş. Ağaçlar, tek tük aralarda kalan köşkler eski yıllara tanınıklık etmeye devam etmekte… Apartmanımızda Feriha Sanerk Hanım. Kız kardeşi Jale Birsel ve eşi Salâh Birsel, Prof. Dr. Mustafa Kafalı – Sevgi Kafalı ve Mehmet Seyda gibi mesleklerinde saygın, tanınır, ülkemize hizmet etmiş, kitaplar yazmış kişiler oturmuş.
Adliye Nâzırı Ahmet Cevdet Paşa ve ailesinden başlayarak apartmanımızda yaşayanlardan kesitleri, eserlerini, komşu apartmanlara adı verilen kişiler ile sanat, kültür, tarihi dokusunu araştırma ve incelemelerimle, yaşadığım semtlerle kıyaslamalı Suadiye Çatalçeşme ile ilgili duygularımı aktarmaya çalıştım.
Ailemizin 150 yıllını yazarken Adliye Nâzırı Nâzım Paşa’nın torunu Nazım Beyefendi (Her ikimizin de adlarının kökeninde Nâzım Paşa’nın validesi Büyük Hanım var) “Dikkat ederseniz Teşvikiye’nin eski sakinleri Saray bağlantıdır” demişti bir sohbetimizde. Nişantaşı ve Teşvikiye’yi kaleme alıyorum zaman zaman yayınlıyoruz. O yazılarımda da geçer. Osmanlı eliti ve Cumhuriyetin ilk yıllarındaki elitlerin yaşam yerlerinden köklerini, aile yapılarını anlayabiliyoruz.
“Burjuvazi kavramına en yakın düşen nüfus”un da bulunduğu bölgedir. Buradaki “burjuvazi” kavramını ticaret burjuvazisi anlamında değil, “eğitim marifetiyle, gördüğü öğrenim marifetiyle kentliliği bir şekilde edinmiş yeni bir kitle”ye karşılık gelecek şekilde 80’li yıllarda “tutarlı, homojen ve belirgin” bir kimlik taşıdığını”, “Fatma Aliye Hanım, Osmanlı İmparatorluğu’nda 18. yüzyılda başlayıp, Cumhuriyet Dönemi’ne uzanan modernleşmenin, kadın hareketi üzerine düşünen öncü bir ismi olur. İmparatorluğun parçalanmasına engel olmak üzere 18. yüzyılda başlayan modernleşmeye ilave olarak, Tanzimat döneminde eğitim, yönetim ve hukuk alanlarında yapılan reformlardan kadınlar da yararlanmaya başlar. Açılan okullarda yeni bir ruh ve anlayış ile yetişen aydınlar, modernleşmeyi yürütecek elit bir sınıf oluşturur.” kitabımızın içinde yer alan tezlerde ifade edildiği gibi devam etmesini dilerim Suadiye’nin.
Rengigül Ural
Mayıs, 2026