Açıklama

Bir Aydın Nasıl Olmalıdır? Dünya İnsanı Nasıl Olunur?

“Galiba 8-10 yıllık bir farkla aynı süreçleri yaşamışız; ben sosyal yelpazenin bir tarafında, siz diğer tarafında! Ama inanın, 70'lerin başında Türkiye'den, buraya kopup geldiğim için, o zamanlar bilmediğim, farkına bile varmadığım ve sanırım, biraz da ideolojik kandırmacaların etkisiyle "tu-kaka" ettiğim (biraz da kıskandığım, teslim ediyorum), "yelpazenin öbür tarafı" hakkında sizin bu korkusuzca yazdıklarınızdan öğreniyorum bazı şeyleri! Keşke o zamanlar sâdece "ideolojinin", “conservatör” ve “conformiste” bağnazlıklarıyla kendi içimize kapanmayıp, "yelpazenin öbür" tarafına da ilgiyle, anlamak isteyerek ve hattâ sevecenlikle baksaymışız! Bugünün birçok sorununa, belki daha sağlıklı çözümler getirebilirdik. Birleşebilseydik keşke, elimizdekine, her birimiz kendi ve çoğu kez de karşıt ve hattâ aptalcasına düşman fikirlerimizle sahip çıkmayı marifet saymayıp!..” Bora Akad, 2011

"Keşke" diyen Bora, bizim hem dostumuz hem Selanik köklerimizden hem de turizmden meslektaşım, Rengigül kitabımızın ilk okurlarından ve daha nice (şiir ve besteleriyle)... Benimle paylaşımları kayıt altında geleceğe armağan.

Değerli Tufan Akol abinin biraz önceki "Bizler Galatasaraylıyız. Değerlerimize yaslanarak, farklılıklarımızın en büyük zenginliğimiz olduğunu bilerek, laik, Atatürkçü, bilimi ve özgürlükleri önceliklendiren bireyleriz. Tevfik Fikret Ağabeyimizin, “Batıya açılan pencere” olarak tanımladığı Galatasaray’da “fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür” yetişmiş bizler, Türk toplumunun gelişimine yıllardır hizmet etmenin bilincine ve tecrübesine sahip olarak, bugün yaşadığımız süreci dikkatle izliyoruz. Cumhuriyetimizin kurucusu Atatürk’ün; "Gençler! Cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz." sözleri ile geleceğimizin teminatı gençlerimize kulak vermek, onların gelişimlerine katkı ve destek sunmak için yapabileceklerimize odaklanmalıyız. Boğaziçi Üniversitesi öğrencileri, akademisyenleri ve idari kadrosunun barışçıl yöntemlerle gerçekleştirdiği protesto ve taleplerine karşı gösterilen tepkilerin aşırılığı her birimizi üzmüştür. Ülkemizin gelişmesi için seçkin eğitim kurumlarımıza sahip çıkmak, gençlerimizin iyi ve donanımlı yetişmelerini sağlamak, Anayasamızda belirtilen “Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, millî dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk Devletidir.” bilinci ile hareket etmenin gerekliliğine inanıyoruz. Saygılarımızla, Galatasaraylılar Derneği" paylaşımı çok değerli.

Değeri nice açıdan, nice pencerelerden bakarak olmalı diye düşündüm. Tufan abi, ne GSL mezunu ne de BÜ mezunu ama o bir dünya insanı. İşte tam da halazadem Atatürk'ün istediği gibi bir kimlik. Birleştirici. Sen-ben değil biz diyor. Biz bu ülkenin çocuklarıyız. Bir, birlik olmalıyız. Cumhuriyet ile bayrağımız, kültürümüz ile bizi biz yapan markalara sahip çıkmalıyız. Zaten Değerli Necmeddin M. Kocataş büyüğümüzün 60 yıllık arkadaşı olmak demek de böyle bir olgudur. Osmanlı eliti köklerden gelen kişi genleriyle "insan sarrrafıdır".

"İnsanlık" (Halide Edib'in asistanı RC/BÜ'de 50 yıldan fazla hocalık yapmış) Dr. Ercüment Atabay Amca'mın (dedesi Sultan Reşad'ın Cebbül Hümayun'u ki Rengigül Hanım'ın eşi aynı kabinede mebus) "if" şiirindeki her satıra uyuyordu dedem dediği gibi (çok severim gerek hocam Doç. Dr. Emre Kongar'ın gerekse de Ecevit'in çevirileri ile de) Rudyard Kipling'in "if"i dokularındaki kişilere saygım sonsuz.

"Sevgili dostlarım, bugün size bir şiirle, Rudyard Kipling'in o unutulmaz "Eğer" şiiriyle seslenmek istiyorum. Biliyorsunuz şiirin aslı İngilizce. Bugüne dek, Bülent Ecevit dahil pek çok kişi tarafından Türkçeye çevrilmiş. Şiir çevirisinin çok zor olduğunu bilirsiniz. Aslına sadık olursa güzel olmaz, güzel olursa aslına sadık kalmaz. Örneğin Ecevit'in çevirisi çok güzel; ama aslına sadık değil. Aslına sadık çeviriler de bana pek güzel gelmedi doğrusu. Oturdum şiiri sizin için bir de ben çevirdim. Herhangi bir uyarlama yapmadan dümdüz çevirdim; daha doğrusu çevirmeye çalıştım. Hem aslına sadık olsun hem de güzel Türkçe ile ifade edilsin istedim.

Eğer herkes çıldırmış seni suçlarken...

Sen başını dik tutabilirsen,

Eğer herkes senden kuşkulanırken...

Sen kendine güvenebilirsen,

Ama bu kuşkulara da hoşgörülü davranırsan,

Eğer bekleyebilir ve beklemekten bıkmazsan,

Veya hakkında yalan söylenirken...

Sen yalan söylemezsen,

Ya da senden nefret edilirken...

Sen nefret etmezsen,

Ve yine de insanlara tepeden bakmaz...

Ukalâlık etmezsen:

Eğer düş kurabilir...

Ve düşlerinin tutsağı olmazsan,

Eğer düşünebilir...

Ve düşünceleri ihtirasın hâline getirmezsen;

Eğer hem Zaferi hem de Felaketi göğüsleyebilir

Ve bu iki sahtekâra da eşit davranabilirsen;

Eğer söylediğin gerçeklerin...

Üçkağıtçılar tarafından...

Aptalları tuzağa düşürmek için çarpıtıldığını...

Duymaya dayanabilirsen,

Ya da yaşamını adadığın eserler yıkıldığında...

İşe koyulup yıpranmış araç gereçlerinle,

Onları yeniden yaratabilirsen:

Bütün kazanımlarından bir yığın oluşturabilsen

Ve hepsini bir yazı-turayla riske atabilsen,

Ve kaybettiğinde yeniden baştan başlayabilsen

Ve kayıpların hakkında tek bir söz bile etmesen;

Eğer yüreğini, beynini ve kaslarını...

Bütün yıpranmışlıklarından sonra bile

Yeniden dönüş için zorlayabiliyorsan,

Ve içinde, onlara "Dayan!" diyen...

İradenden başka hiçbir şey kalmamışken...

Dayanabiliyorsan

Eğer erdemlerini koruyarak kalabalıklarla konuşabiliyorsan,

Ya da insanlığını unutmadan krallarla birlikte yürüyebiliyorsan,

Eğer ne düşmanların ne de sevgili dostların seni incitebiliyorsa;

Eğer herkes sana güvenebiliyor ama yapamayacağın şeyleri beklemiyorsa,

Eğer sen acımasızca geçen her dakikanın her saniyesini...

Uzun bir maratonda gibi koşabilirsen,

İşte o zaman Dünya ve içindeki her şey senindir,

Ve daha önemlisi-sen artık Adam olmuşsundur oğlum!"

(Hocam Emre Kongar’ın internet sayfasından)

İlk iş deneyimim Değerli Turgay Kıran abiciğim ile başladı. Ne güzel bir başlangıç. Ne güzel saygın bir örnek. Köklerimden bir başka değerli büyüğüm Hayri Kozak. Böyle saygıdeğer büyüklerimle çevrelenmekten onur duyuyorum. Kendilerinden nice değerli bilgiler öğrenmeye devam ediyorum. Galatasaraylılık vakur ve saygın kimliğiyle gönlümdedir. Bir damla da faydam olabiliyorsa ne mutlu bana. Hasnun Galip'in ruhu şad olsun. Köklerimden gelen Ali Sami Yen'in de... Prof. Dr. G. W. Gawrych değerli bir bilim adamı, tarihçi. Bilkent'te de söyleşi yapmış. Şemseddin Sami'yi de incelemiş Atatürk'ü de pek güzel kaleme almış. Onu ayrıca yazacağım.

İçimden böyle bir yazı çıkıverdi birkaç dakika içinde. “Her ne kadar sürç-i lisan ettikse affola!” derdi büyüklerimiz. Ben de öyle diyerek güzel bir Mart ayı diliyorum. Sağlıklı, bolluklu, huzurlu.

 

Saygı ile,

Rengigül Ural, 8 Mart 2021